Yaşam kırıntıları
Mine G. Kırıkkanat
Tamas Schreiber, 1948 yılında Budapeşte garında Arlberg Expres’e bindi, daha Macaristan’dan çıkmadan trenden indi. İki gece boyunca yürüyerek Avusturya sınırını dağlardan aştı. Oradan gizlice İsviçre’ye, ardından Fransa’ya geçti. Paris’e bir tren bileti aldı ve Fransa’nın başkentine yine Arlberg Ekspres’in bir seferiyle vardı!
Delikanlının, yeniden yazmaya karar verdiği yaşamında tek amacı vardı: Amerikalı bir gazeteci olmak.
Babası, zorla askere alındığı İkinci Dünya Savaşı sırasında Macar Yahudilere mezar olan Rus cephesinde kaybolmuştu... Annesi, Hristiyan olmasına karşın salt bir Yahudi’nin çocuğunu doğurduğu için savaş boyunca Tamas’la birlikte gizlenerek, sahte kimlikler altında yaşamak zorunda kalmıştı. Barış, ülkeye Macarların beklediği demokrasi yerine komünizmi getirince, bağrına taş basan ana, genç Tamas’ın “özgür dünya” ya kaçmak isteğini onayladı. Paris’te Amerikan vizesi bekleyen Tamas, Rus steplerinde mezarı bile bilinmeyen babasından sonra, bir daha görüp göremeyeceği belirsiz annesini de Macaristan’da kaybettiğini biliyordu.
Neye niyet, neye kısmet demişler ya, Tamas, Amerikalıların bir türlü vermediği vizeyi beklediği sürede önce kaldırımlarını eskittiği Paris’e âşık oldu. Siyasal Bilgiler okudu, Fransız yurttaşlığıyla birlikte Thomas adını aldı ve gazeteci oldu.
***
Yeni kimliğiyle Thomas Schreiber, Macaristan’da bir şeyler olacağını seziyordu: 1956 yılında tutuklanma tehlikesini göze aldı ve gazeteci unvanıyla Budapeşte’ye döndü. Sezgisi yanıltmadı. Budapeşte’de kaldığı iki hafta boyunca röportaj yaptığı kişiler, sadece bir ay sonra patlayan halk ayaklanmasının kahramanları oldular.
Genç gazetecinin L’Express dergisinde yayınlanan röportajları gündemi değiştirmekle kalmadı, yaptığı analiz çok geçmeden doğrulandı: Macaristan’daki ayaklanmanın Polonya’dakinden çok daha kapsamlı olacağını ve Rusya’nın müdahalesi halinde çok daha vahim sonuçlara yol açacağını öngörmüştü.
Rus ordusunun kan ve ateşle bastırdığı Macar isyanı, tüm dünyayı sarstı. Düşünün ki Türkiye’de, benim babam bile gözleri yaşararak anlatırdı “kahraman” Macarların uğradığı kıyımı. Başta Macarlar, pek çok ülkede milyonlarca kişinin Sovyet Rusya’ya beslediği kin ve komünizm düşmanlığı, bu isyanın bastırılmasıyla başlamıştır demek, sanırım yanlış olmaz.
Thomas Schreiber, çok geçmeden Le Monde gazetesinin dış politika yazarları arasında katıldı. Salt Fransa değil, tüm dünyada en saygın Doğu Avrupa uzmanlarından biri olarak isim yaptı, sekiz kitap yazdı.
Dostluğuyla övündüğüm Thomas Schreiber, ne mutlu ona ki babasını elinden, annesini yanından alan ve kendisini ülkesini terk etmek zorunda bırakan zulüm rejiminin düştüğünü de gördü.
Geçen hafta TV5Monde platosuna etekleri zil çalarak geldi, çocuksu bir sevinçle dokuzuncu kitabını gösterdi: Ana dilinde, Macarca yazdığı ilk kitaptı. Yaşadıklarını ve izlediği olayları “Yaşam Kırıntıları” başlığı altında topladığı kitap, adeta bir tarih romanı. Ülkeler, devletler ve rejimlerin de insanlar gibi ölümlü olduğunu, hatta hiç bir baskı rejiminin bir insan ömrünü bile aşamadığının tanığı ve kanıtı.
***
Thomas’nın ana dilindeki ilk kitabını, katıldığımız Kiosk programından sonra şampanya patlatarak kutladık. Bir ara kulağıma eğildi, “Rüyalarımda, çok uzun yıllardır Fransızca konuşuyorum. Ama sayıları hala Macarca sayıyorum” dedi.
Biliyor musunuz? Türkiye’deki totaliter gidişattan endişe duyup yabancı uyruk almak için en başta Kanada (200 bin ABD doları karşılığında), Avustralya, ABD, Yeni Zelanda vb. gibi ülkelere başvuran Türklerin sayısında patlama yaşanıyor. İspanya, 15. Yüzyıl’da İspanya’dan göçtüğünü kanıtlayan Sefaradlara pasaport dağıtıyor.
Bir ülkeyi susturarak, muhalif basını sindirerek, insanları kanıtsız suçlarla tasfiye ederek sefa sürenler, kendileri için nasıl bir geleceğin rüyasını ve hangi dilde görüyorlar acaba?
***
Sevgili okurlarım, iki yazılık bir tatile çıkıyorum. 8 Temmuz’da yeniden bu köşede buluşmak üzere, hoşçakalın.
 |
| Yorum Yapmak İster Misiniz? |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
| İmza Kampanyası (Katılan Son 15 Kişi) |
|
 |
|
HUKUK DEVLETİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İÇİN İMZA KAMPANYASI
1 - Turgay Turan 2 - Murat Zeybek 3 - Berrn Kadaş 4 - Turan Akyüz 5 - M Ali Kavuk 6 - Hacer Ucer İzmir 7 - Ali Kaya 8 - Zehra Alpay 9 - Burcu Kökyem 10 - Gülten Usalan 11 - Ercan Arslan 12 - Vedat Mertoğlu 13 - Erhan Erman 14 - Mine M. Aray 15 - Seda Serbes
Sizde Bu Kampayaya Katılmak İçin Tıklayın |
|
 |
|
 |
|
|