Bizim anlı şanlı liberaller ile rüzgar gülü aydınlarımız ne zaman Türkiye’yi aşağılamak isteseler Yunanistan’ı örnek gösterirlerdi:
“AB’yi girdi köşeyi döndüler, Türkiye’yi üçe katladılar!”
Gerisini söylemeye vicdanım izin vermiyor.
Şimdi ne diyorlar?
Hiçbir şey.
Dünkü gün dünde kaldı, şimdi yeni yalanlara devam ediyorlar. Yunanistan hiçbir zaman iyi olmayan ekonomisini yalanlarla bugünlere getirdi. Yunanistan’ın kendisi dahil hiç kimse ekonomisinin iyi olduğuna inanmıyordu. Ama yalana ortaklık ettiler. 2006 yılında Yunanistan, bütçe açığını kapatmak için kumar, fuhuş, kayıt dışı ekonomik kazanç diye bir kara para topunu gelir kalemine yazdı. Açık tek kalemde %25 düştü. Yunanistan’ın milli geliri arttı.
Sonuç; Üretim ekonomisine dayanmayan finansal balon patladı. Yunanistan ekonomisi battı.
Sadece Yunanistan değil, onu yalanlarla ileri süren AB de zorda. Yalanlar kısa vadede etkili olabilir. Sonra…
Türkiye’de Yunanistan’dan sonra yeni hesaplama diyerek ulusal gelirini arttırdı. Borçlarını azalttı! Hala 500 milyar dolar iç ve dış borç toplamıyla görünüyor tablo. Bir de enflasyon rakamlarını düşürdü bu yeni hesapla ve ulusal geliri kişi başına 10 bin dolarlar düzeyine çekti.
Peki bunlar gerçek mi?
Yalan.
Yunanistan balonu gibi, Türkiye ekonomisi “ iyi, çok iyi, teğet geçiyor kriz” balonları da patlarsa ne olur?
Felaket olur.
Peki önlem alınıyor mu?
Asla!
Yunanistan’da yaşananların Türkiye’de yaşanmasına çok zaman var diye düşünenler siyasi gelişmelere baksınlar.
Ekonomi gemisi yalanla nereye kadar yüzecek?
Kayıt dışılığın %60, işsizliğin 14, borcun bütün gizlemelere karşın 500 milyar dolar, açıkların devasa olduğu, tüketim ve borçlanmaya dayalı ekonomik sistem, siyasi kriz halısının altına süpürülerek bir süre gözlerden uzak tutulur. Ama her gerçek gibi bir gün ortaya çıkar.
Hem de çok can yakarak. Bugünkü siyasi krizleri bu bağlamda da değerlendirmeliyiz.
Enerjiyi bu denli pahalı satın alıp, sübvanse ederek halka veren BOTAŞ battı.
İran, Azerbaycan ve Rusya doğal gazının maliyeti, inanılmaz rakamlara ulaştı. Yakmadığımız gazın parasını ödüyoruz. Özelleştirmelerle enerji konusunda Türkiye, ilk krizde 1980 öncesinin kara kabuslu günlerini mumla arar.
Bu denli stratejik kurumların eş dost kapitalizmine, yandaş zenginliğine kurban edilişi, doğal gaz dönüşümlü elektrik santrallerine ve Nükleer santrallerine para yatırılması geleceğimizi karartıyor.
Sanayi üretimi arttı.
Türkiye ihracatı patladı.
Diğer iyi rakamlar diye sunulanlar o büyük yalan balonu “ Ekonomi tıkırında”yı inanılmaz bedellerle halkın sırtına yüklemek üzere kapıda bekliyor.
İçerde bu denli büyük sömürü, Türk halkının sınırlarını aşıyor.
AKP iktidarı, geçmişte fuhuş derdi. Kendini satan kadın ve erkekleri gösterirdi. Şimdi kendini satan kadın ve erkekler yok değil mi?
İşsizlik yok. Açlık yok. Perişanlık yok.
Finansal kriz yok diyenler, banka kârlarını açıklasınlar. Devlet bankaları bunca kriz ortamında zenginleştirdi. Nasıl?
Şimdi Avro bölgesi krizi yayıldığında ne olacak?
Orta Doğu pazarı, Türkiye’ye dönecek ve bizi kurtaracak!
Türkiye 2010-2011 döneminde 70 milyar dolar borç bulacak!
Çünkü borç kapatacak, faiz ödeyecek, açıkları yamayacak. AKP gemisinin limanı Yunanistan gibi bir erken seçimdir. Ya da büyük bir siyasi kriz çıkarır giderler. Seçimde gemiyi limana bırakıp kaçmaktan başka çareleri yoktur.
Tuncay Özkan
Yeni Parti Genel Başkanı