Bu ülkede ne zaman bir gündem oluşturulsa, ekonomide ilginç şeyler oluyor. Kafasında baskın seçim planlayıp, mağduru oynama hedefiyle ortaya çıkanların aklında gezen tilki nedir bilemem ama, dünya ekonomisinde yer yerinden oynuyor.
Kanal Biz’deki programlarımda her çarşamba Ekonomi Gündemi’nde Finans Yatırım Danışmanı Mete Akıncı ile ekonominin perde arkasını konuşuyorduk. Programı sona erdirdiğimizden beri bu konuda ilginç talepler gelmedi desem yalan olur. Çünkü insanlar konuşulmayanı konuşmanın kendilerine farklı bir pencere açtığını dile getiriyorlar.
Bu nedenle bu köşede de zaman zaman Mete Akıncı ile konuştuklarımızı ve onun gerek dış basından takibi neticesindeki tespitleri, gerekse yatırım danışmanlığı çerçevesinde elde ettiği verileri sizlerle paylaşacağım. Yani bir anlamda biz programı burada yapmaya devam edeceğiz.
İlk gündemimizi İsviçre’ye geçerken, Japon Finans Bakanlığı’nın iki görevlisinin 134 milyar dolarlık Amerikan tahviliyle yakalanması oluşturuyor. Bildiğiniz gibi ABD önümüzdeki günlerde 104 milyar dolarlık tahvil ihalesi düzenleyecek. Tam öncesinde bu gelişmenin olması ise hayli ilginç… Görünen o ki, dünya ekonomisinin önde gelen ülkeleri dolardan çıkarak, Avro ya da İsviçre Frangı’na geçişin yollarını arıyorlar. Yani dünya dolardan kurtulmaya çalışıyor.
Dolar demişken, seçim sonrası tatsız olayların yaşandığı İran’a da bakmak gerekiyor. İddialara göre Rafsancani de İran’ın servetini AB ve İsviçre’ye kaptırdı. Akıncı haftalardan Türkiye’ye gelen İranlılar’ı tanzim ettiğinden bahsediyor. Krizde ise özellikle İsviçre bu paraların çıkışına zorluk getiriyor.
İran’da özellikle mollaların paralarını kaptırdığı bir diğer alan ise Dubai... Kulislerde Bush’un başkanlık döneminin sonuna doğru çıktığı Ortadoğu gezisinde, Dubai’de El Maktum’dan 70 ile 80 milyar dolar civarında nakit para aldığı dile getiriliyor. Akabinde El Maktum yönetici olarak iki oğlunu öne çıkarıyor. Bunlardan biri bakıyor ki para yok. Babasına gidiyor ve El Maktum parayı Bush’a verdiğini belirtiyor. İddia o ki, El Maktum ve oğlu birbirine tabanca çekiyor. Yani orası karışık. İşin İran’ı ilgilendiren boyutu ise, Dubai yakınlarındaki, İran’a ait bir adadan off shore merkezi Dubai’ye giden paralarda düğümleniyor. Giden para dışarı çıkarılamıyor. Zira oluşumun Dubai tabiyeti, yani yüzde 51’inin El Maktum’a ait olması en büyük açmaz. Parasını çıkartmak isteyenlere vergi borcu ve benzeri uygulamalarla zorluk çıkarılıyor.
Akıncı, gelen İranlılar’ın tamamının bu meseleye atıfta bulunarak, çok ciddi sıkıntıda olduklarını dile getirdiklerini belirtiyor. Yani ABD, Ortadoğu’daki parayı büyük ölçüde kendisine çekmiş durumda.
Şimdi temmuz ayı kritik dönem… Zira hedge fonların yenileme zamanı. Bu konuyla ilgili ortada nasıl bir tablo olduğunu sorduğum Akıncı, kimsenin bu fonlara bulaşmadığını dile getiriyor. Sebebi ise belli… ABD’nin 104 milyar dolarlık tahvil ihalesi öncesinde faiz artıracağına yönelik beklenti, herkesi ürkütüyor. Yani konjonktüre göre ABD’nin paranın büyük bir kısmını yine özyurduna çekme planı konuşuluyor.
Tüm bu gelişmeler Amerikan ekonomisinde her şeyin yolunda olduğu anlamına da gelmesin. Özellikle sosyal güvenlik sisteminde çok ciddi açmazlar yaşanıyor. Şu anda ABD’de gariban sayılıp, devletten yoksulluk parası almanız için bile aylık cebinizde 45 dolar olması gerekiyor. Yani orada da kurumlar iflasın eşiğinde… ,
Dünya yanıp kavrulurken peki bizde ne oluyor? Hükümetin IMF ile ilgili açmazı ortada. Anlaşma bir türlü gerçekleşmiyor. Öte yandan iktidarın B Planı olarak mayınlı arazileri verip, İsrail’in 400 milyar dolarlık nakitinden kullanmaya çalıştığı, 40 milyar dolarlık kredi de suya düşmüş vaziyette.
Mete Akıncı uyarıyor: Eylül’de Türkiye büyük bir tokat yiyebilir. Bunun sebebinde ise, doların vatanına dönüşüne ve bizim parasız borç ödeme gerçeğimize paralel, dönülecek eski eğilim etken rol oynuyor. Sanırım geçtiğimiz günlerde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın, reel sektöre ‘Dövizle borçlanmayın ve yatırım yapmayın’ uyarısı üzerine geldiğinde bütün resim daha da netlik kazanıyor.
Şimdi tekrar en başa dönelim: Birdenbire ortaya çıkan AKP ve Gülen cemaatini yok etme planını içerdiği iddia edilen belge gerçek mi, sahte mi? Dolarlar vatanına döne dursun, siz bu sorunun yanıtıyla Türkiye’de demokrasicilik oynayın.
cetinunsalan@yahoo.com