Sizinki de soru mu yani?
Süheyl Batum
Herkesin kafası karışık. Ve son derece bilinçli olarak “karışıklık yaratılıyor.” Tüm kavramlar ve kurumlar belirsizleştiriliyor, anlamsızlaştırılıyor, içerikleri boşaltılıyor. Pekiyi amaç ne? İki amaç var. Biri uzun vadeli, diğeri kısa. Kısa vadeli amaç kolay; biraz amiyane olacak ama, “bundan ekmek yemek.” Bunları yaparsanız, birileri sizi çok seviyor, sizlere köşe veriyor, televizyon veriyor, ihale veriyor, para veriyor. Hatta yakınlarınıza, eşinize makamlar bile veriyor. Uzun vadeli olan amaç da çok açık. Özellikle 11 Eylül saldırısından sonra, bazı dost ve müttefiklerimiz, Türkiye’nin “demokratik, laik, bağımsız bir Cumhuriyet” değil, tam tersine ılımlı bir İslam ülkesi olmasında daha çok yarar görmeye başladı. Ve bize giydirilmek istenen bu “yeni Cumhuriyet” anlayışı doğrultusunda, tüm eski kurumları ele aldılar. Yeni düzeni benimsiyor mu, çok iyi... O zaman desteklendi, kırmızı halılarla karşılandı, iktidara getirildi. Bu “yeni düzen” yavaş yavaş tüm kurumlara benimsettirilmeye başlandı. Benimsemedi mi, hele karşı mı çıktı, çuval geçirildi. Benimsemedi mi, ABD Başkanı televizyona çıktı, “Türk ordusu K. Irak’tan derhal çıkacak” diye bağırdı. Hatta daha ağırını söyledi, ertesi sabah Genelkurmay Başkanı, “zaten çıkıyorduk” demek zorunda kaldı, hem de bir gün önce, “orada kalacağımız süre bize bağlı, 6 gün de olabilir, 6 ay da” demişken... Kişiler mi karşı çıktı, gözaltına alındı, tutuklandı, tutuklu iken öldü. Hastalık nedeniyle tahliye mi edildi, “gatakulli” dendi. Sözüm ona belgeler bulundu, biri fotokopi dedi, diğeri değil. Biri imzaya bak dedi, öbürü imza yok ki... Önemli olan, “yeni Cumhuriyet anlayışının kurumlara benimsetilmesi idi. Benimsemezlerse de zorla benimsetilmesi”... Bunun için bazı kişiler belirlendi, onlara isimler verildi. Birine iş adamı dendi, birine tarafsız gazeteci, bir diğerine liberal aydın. Fark etmiyordu. Yeter ki işlerini yapsınlar ve amaçlar gerçekleşsin.
***
Bunun karşılığında yapacakları da belli idi. İktidar tamamen kendi istediği gibi bir anayasa yaptığı zaman, onlar buna “sivil anayasa” adını vereceklerdi. Siz böyle bir anayasaya karşı çıkınca, “sivil anayasaya karşı çıkıyorlar” diyeceklerdi. “Hukuk kurallarına uymaktan” söz edince, size “onlar usul, önemli olan amaç” diyecekti ya da “Ergenekoncu”. İktidarı eleştirince “darbeci” diyeceklerdi. Van Rektörü olayında olduğu gibi, birileri tutuklanınca, “ne var, rektörler tutuklanmaz mı” diye soracaklardı. Bu arada bol bol “işte dokunulmazlara dokunuluyor” yalanı pompalayacaklardı. Bir olayın, bir belgenin doğru kabul edilmesi, insanların bu belgeye dayanarak gözaltına alınması hatta tutuklanması için, “şu gazete yazdı ya” demeyi yeterli sayacaklardı. “Venedik diyor ki” türünde saçmalıklar uyduracaklardı. “Biz askeri yargıya güvenmiyoruz, sivil yargı istiyoruz” diyeceklerdi, arkasından sivil yargı, hem de 3 kişilik heyet, tahliye kararı verince, “ona da güvenmiyoruz” diyeceklerdi. Pekiyi “siz sadece sizin istediğiniz gibi karar verenlere mi güveniyorsunuz” diye sorunca da, hemen şikâyet edeceklerdi, “bakın bakın bu da Ergenekon’cu” diye. Bu arada dediğim gibi, hukuktan söz edenlere “aman o usul” diyeceklerdi. Ya da demokratik hiçbir ülkede böyle yasa çıkarılmayacağını ve Anayasa’ya kesinlikle aykırı olduğunu söyleyenlere de, “sizi gidi 367’ciler” ya da “amacın ulviliğine bakın”. Böyle diyeceklerdi... Amaçları doğrultusunda...
Ve uzun vadeli ortak amaçlarının gerçekleşeceği o mutlu günü beklerken, aynı zamanda “kısa vadeli amaçlarının” zamanının gelmesini dört gözle bekleyerek. Ha bu arada işsizlik, yolsuzluk, eğitim, tarımın sorunları, buğday üreticisinin, gitgide yoksullaşan işçinin durumu, demokrasi, hukuk gibi sorular mı? Aman aylık(!) amacı beklerken sizin de sorduğunuz soru mu yani?
 |
| Yorum Yapmak İster Misiniz? |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
Cemal AKTAN - 2009-07-22 15:42:03 Değerli HocamSizi Yazılı Ve Görsel Basından Sürekli İzliyorum. Bizlerin Sesi Olduğunuz İçin Sizi İçtenlikle Kutluyorum. Elinize Emeğinize Hepsindende Önemlisi Yüreğinize Sağlık...Sağlık, Mutluluk, Başarı Dolu Günler Diliyorum. Yüreğimiz Sizinle...Saygılarımla,Cemal AKTANİstanbul İçin Helikopter AmbulansProje Sorumlusu
|
 |
| İmza Kampanyası (Katılan Son 15 Kişi) |
|
 |
|
HUKUK DEVLETİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İÇİN İMZA KAMPANYASI
1 - Turgay Turan 2 - Murat Zeybek 3 - Berrn Kadaş 4 - Turan Akyüz 5 - M Ali Kavuk 6 - Hacer Ucer İzmir 7 - Ali Kaya 8 - Zehra Alpay 9 - Burcu Kökyem 10 - Gülten Usalan 11 - Ercan Arslan 12 - Vedat Mertoğlu 13 - Erhan Erman 14 - Mine M. Aray 15 - Seda Serbes
Sizde Bu Kampayaya Katılmak İçin Tıklayın |
|
 |
|
 |
|
|