Siyasete Osmanlı dersi…
Çetin ÜNSALAN
Türkiye geride bıraktığı 30 yılda önemli bir süreci yaşadı. Ama 2001 sonrasında yaşadıkları parmak ısırtacak cinstendi. Yolsuzluktan uluslararası arenada kaybedilen itibara kadar, her yıl bir ülkenin yaşam sürecinde göreceği nadir cinsten olayların üst üste koyulmuş haliydi.
Bugüne kadar birçok olayda basiretsizlikler, beceriksizlikler, politik hatalar yapıldı. Ne var ki son 7 senede gördüklerimiz beceriksizliğin ötesine geçerken, adeta ülke çıkarlarının ve önceliklerinin duyarsızca dağıtılmasını sahneleyen bir oyuna döndü.
Elbette bu dönem içerisinde yaşananlara karşı çıkanlar da oldu. Ama ne kadar etkili oldular, ciddi bir tartışma konusu. 2002’de AB üyelik sürecinde atılan imzayla masada bırakılanlarla daralmaya başlayan çember, bugün ülkeyi boğazlanma aşamasına getirdi.
Ne yazık ki geçen süreç içinde sadece iktidarın değil, muhalefetin de tüm tutarsızlığıyla sergilediği politika, Türkiye’nin önüne koyuldu. Belki de Semra Kaynana’nın televizyoncu olmasıyla gelinen nokta, iktidara kaynanalık yapamayan muhalefetin ve basının yansımasıydı.
Bugün son 7 yılda muhalefetin yapamadığını, anlatamadığını bir film yaptı: Osmanlı Cumhuriyeti… Film, Atatürk’ün 1930 yılında söylediği bir sözü haklı çıkaracak cinsten bir performans sergiliyor: “Efendiler... Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat sanatçı olamazsınız.”
Sadece Anayasa Mahkemesi’nin kapısından ayrılmayanların, çarşafa dolaşanların, meydanlarda ip atanların, tehlikeye karşı birleşmeyi başaramayan merkez sağın yapamadığını ve anlatamadığını küçük bir dev adam yaptı: Gani Müjde… Elbette oluşturduğu kadronun, izleyenin gözyaşlarına mani olamayan oyunculuğunu ve set arkası emeğini de göz ardı etmemek lazım.
Film, sürekli kamuoyunda ‘Atatürk olmasaydı’ teması ile öne çıkarıldı. Gerçekten bu konudaki fikir jimnastiği, küçümsenmeyecek cesarette ortaya konulmuş.
Lakin konuşulmayan bir taraf daha var: Anlatılanların sadece bir hayal üzerini kurulu olmadığı ve yaşananların sadece biraz mübalağa ile beyaz perdeye yansıdığı gerçeği…
ABD ve AB arasında sıkışan Türkiye’nin bugün yaşadıklarını kim göz ardı edebilir ya da AB üyeliği karşılığı verilmek istenen adanın, bugünkü Kıbrıs olmadığını kim söyleyebilir?
Yaşananlara karşı kıraathanede gerçekleyen diyalogların, bugün sokakta yapılan konuşmalardan ve boşvermiş tavrından çok mu farkı var?
Ya yönetim kademesinde yer alan bazı kişilerin kendi çıkarlarını ülke çıkarlarının önüne koyması, bugün için çok mu hayal mahsulü? Türkiye’nin son dönemde geldiği nokta o denli güzel anlatılmış ki, yinelemek istiyorum:
Osmanlı Cumhuriyeti filmi, Türkiye’de muhalefetin yapamadığını yapmış, anlatamadığını en sade şekliyle aktarmış.
Osmanlı Cumhuriyeti sadece ‘Atatürk olmasaydı’ anını anlatmıyor. Bugün yaşananlarda bizi bize ifade ediyor. Üstelik hiciv sanatının en latif şekliyle... Türkiye’de yaşayan ve ülkesini seven herkesin bu filmi izlemesini tavsiye ediyorum. Türkiye’de muhalefet yapanların da kaçırmaması gereken bir filmden bahsediyorum. Senelerdir anlatılamayanın nasıl dile getirildiğini belki görürler?
İnsan filmden çıktıktan sonra kendi kendine şunu söylüyor: Bu ülke insanı, yaşananlara mutlaka dur demeli. Hoş şimdi içimizden bazıları çıkıp diyecekler ki: Dünyada politikayı büyük devletler belirliyor. Bizim bunu değiştirmeye gücümüz yeter mi?
Onun yanıtını da Osmanlı Cumhuriyeti filminde Yedinci Osman veriyor: “Uçurtmalar rüzgâr sayesinde uçmaz Yadigâr. Rüzgâra karşı durdukları için yükselirler.”
16.12.2008
 |
| Yorum Yapmak İster Misiniz? |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
| İmza Kampanyası (Katılan Son 15 Kişi) |
|
 |
|
HUKUK DEVLETİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İÇİN İMZA KAMPANYASI
1 - Turgay Turan 2 - Murat Zeybek 3 - Berrn Kadaş 4 - Turan Akyüz 5 - M Ali Kavuk 6 - Hacer Ucer İzmir 7 - Ali Kaya 8 - Zehra Alpay 9 - Burcu Kökyem 10 - Gülten Usalan 11 - Ercan Arslan 12 - Vedat Mertoğlu 13 - Erhan Erman 14 - Mine M. Aray 15 - Seda Serbes
Sizde Bu Kampayaya Katılmak İçin Tıklayın |
|
 |
|
 |
|
|