Türkiye gerçeğini sizlere bir tiyatro sahnesinde betimleyerek anlatacağım…
Bir perde düşünün…
Bu perdenin hemen arkasında bir satranç sehpası ve bu satranç sehpasının bir tarafında gerçek vatanseverler-Türk’üm, Atatürkçüyüm ve Müslüman’ım diyenler- hemen karşısında ise vatansever gözüken ‘’Hainler’’-Demokratik açılım, Komünistim, Sözde Atatürkçüyüm, Laikim diyenler- birbirlerini avlamaya çalışıyor…
Şimdiye kadar gerçek vatanseverlerin büyük bir hamle yaptığı pek söylenemez…
Yalnız çakma vatansever olarak adlandırdığım piyonlar ,–Atatürkçü, İslamcı, Kürtçü - piyon olarak görevlerini yerine getiriyorlar…
***
Daha iyi anlaşılsın diye iki grubu şöyle betimleyerek anlatmanın doğru olacağını düşünüyorum…
Gözlerinizi kapatın ve bir oyun sahnesi düşünün…
Oyuncu bu sahnede belli amaca hizmet eder…
Bu amaçta oyunun içeriği neyse o’dur…
Trajedi ya da drama ise seyirciyi ağlatmak, komedi ise güldürmektir…
Tekrar gözümüzü kapatalım ve oyuncularımıza görev dağılımı yapalım…
Şah, Piyon’a der:
‘’Sen terörist olacaksın, terör örgütü kurup Türkiye’yi yıpratacaksın böylelikle içten mücadele eden Türkiye gelişemeyecek ve ekonomik olarak çöküntüye uğrayacak…’’
Şah, diğer Piyon’a geçer:
‘’Seni darbeyle başa geçirdik… Şimdi dokuyu bozma zamanı… Sen sosyal demokrat görünümünde olacaksın… Atatürkçü ve laik olacaksın ki İslamcı olarak görevlendirdiğimiz piyon ile sürekli mücadele edeceksin… Böylelikle Türkiye’de Laik-Müslüman çekişmesi olacak…Biz geçmişte Kürt-Türk,Sağ-Sol,Alevi-Suni oyununu kurmadık mı?Bu da bu şekilde olacak… Bizde sizi yukardan izleyeceğiz…’’
Şah, en önemli Piyonuna geçer:
‘’Biz bir sistem kurduk…Diğer piyonlar senin bir yerlere gelmen konusunda yardımcı oldu… Sen merak etme… Dinine bağlı bir çizgi çiz… Halktan görün… Adamlarımız hazır… Çeşitli oluşumlar oluşturduk… Bu oluşumlara operasyon yap… Böylelikle bizle mücadele ediyor gibi gözük… Ama bizim sözümüzden çıkma… Bu millet çok saf, medyayı kontrol altına al her yönlendirmeyi yapabilirsin… Biz sana tüm desteği vereceğiz… İsrail’de, Amerika’da bizimle…’’
Şah tüm piyonlara seslenir:
‘’Kiminiz gazeteci olarak yazın yazabildiğinizi, kiminiz ise Prof, Asker ya da siyasi olarak çeşitli kılıklara bürünün… Göreviniz belli: Türkler, hiçbir zaman dıştan yok olmazlar… Bu yüzden içten yapabildiğiniz tüm kargaşayı yapın… Her yerde adamımız var… Tüm alt yapıyı kurduk… Halk farkına varmadan, düşmanını yani bizi kabullenecek… Çünkü geçmişte bizi kullanan ve tasfiye eden Kemal gibi bir güç yok…’’
İşte vatansever gözüken hain bir ‘’Şah’’ bu planı kurarken gerçek vatanseverlerin sabrının taştığında Göktürklerde Çin’e, Haçlı Seferleri’nde Bizanslılara, Selçuk Bey zamanında Malazgirt’te, Kılıçaslan zamanında Anadolu’da, Fatih zamanında İstanbul’a ve Mustafa Kemal ATATÜRK zamanında bir avuç ite ne yaptığını unutmuş olmalı…
Millet bu oyunu bozmak ‘’BİZİM’’ görevimiz…