Göz kamaşması
Mine G.Kırıkkanat
İnsan adlarının da bir modası vardır ve kişinin kendisine sorulmadan konulan adı beğenip beğenmemesi elbette hakkıdır, hatta bazı adları beğenmemekte haklı olabilir. Ancak nedense, adını beğenmemek sorununa hemen her zaman sınıf atlayanlarda, başka bir deyişle “içinden çıktığı kabuğu kıran”larda rastlanır.
Sayın Başbakan da ardına “bey” takılsa bile kendisine Recep, diye hitap edilmesinden uzunca bir süredir hoşlanmıyor. Hakkıdır. Ama sadece Başbakan’ın değil, başkanı olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin de adıyla bir zoru var: Tüm partiler, tüm demokrasilerde, Türkiye’deki gibi CHP, MHP vb. diye kısaca ilk harfleriyle anılırken, AKP’ye AK Parti denilsin isteniyor, hatta söz -ya da diş- geçirilen basına, hiç de kısaltma sayılmayıp buram buram propaganda kokan bu formül empoze ediliyor! Normaldir.
İktidara gelmeden önce, iktidara gelebilmek için tek, tek ve toplu halde, binlerce kez “değiştik!” demek zorunda kalan, zaten inandırabildikleri ölçüde oy alan ve hayret ki ne hayret! İktidara geldikten sonra başta kendileri, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar hızla değişen AKP’nin, elbette ki “ak” kalan bir şeylere, iktidara bağladığı adaleti ve iktidar takımına sağladığı kalkınmayı, halka onaylatmaya ihtiyacı var.
AKP’liler, ekmek tekneleri AK Parti diye yazılıp okundukça, bu ihtiyacı karşılıyorlar.
***
Mütevazı bir çevreden çıkıp olağanüstü konumlara erişenlerin ya da yoksulken birdenbire zenginleşenlerin çoğu, geçmişini unutmak istediği kadar unutturmak da ister ve o geçmişi hatırlatan ögelere de, kişilere de kin tutar, nedense. Bazen bir addır silinmek istenen, bazen bir dost, hatta eş...
Çıktığı kabuğu beğenmemek, her ne kadar görgüsüzlüğün dik âlâsı, şişmiş “ego” nun ta kendisi olsa da, zararsız bir zayıflıktır. Kişiyi gülünç duruma düşürür, o kadar.
Benim babaannem de Zehra adını beğenmez, kendisine Melek dedirtirmiş. Bilmem hiç de “melek” gibi biri olmadığını eklememe gerek var mı? Milyonlarca insanın celladı Stalin’in de gerek dünyada, gerekse SSCB’de “Halkların Küçük Babası”, 50 milyon insanın ölümüne yol açan Hitler’in Almanlar tarafından “rehber”, diye adlandırılması vb. gibi uç örnekler bir yana, kabuk değiştiren her şişkin ego, olduğunu değil, olamadığını gösterir kendisine yakıştırdığı ya da yakıştırmadığı isimlerle.
Oysa ne Sayın Başbakan’ın “Recep Bey”i, ne de iktidar partisinin AKP diye anılması, böyle bir şablona uyuyor ve ben, küçültücü olmadığı gibi hiçbir hakaret ögesi taşımayan bu iki adlandırmanın sahipleri tarafından niçin yadsındığını anlayabilmiş değilim!
Sonuç olarak, öfkesinden gerçekten çekindiğim Sayın Başbakan’dan ya soyadıyla söz ediyorum ya da unvanıyla. Ama korkunun da bir sınırı var: “Ak” demenin ezasını çekmektense cezasına razıyım, iktidar partisini, ancak AKP diye anabilirim!
Neme lazım, emin olduğum doğrularda bekliyorum. Çünkü gerek Sayın Başbakan, gerekse AKP’deki değişim öylesine hızlı ki, bazen kendileri bile ne kadar değiştiklerini unutup değişmeden önceki söylemlerine dönüyorlar bir, bu tempoda başlangıca dönmeleri de ihtimal dahili, iki...
***
Örneğin, dün AKP grup toplantısında konuşan Sayın Başbakan, CHP zihniyetinin değişmezliğini, “İstediğiniz kadar altın sarısına boyayın, teneke tenekedir,” benzetmesiyle vurguladı. Sayın Başbakan ve AKP’lilerin nereden nereye geldikleri, altın yumurtlayan bir iktidar döneminde nasıl ve kimleri zenginleştirdikleri düşünülünce, tenekeyi hakir gördükleri gibi, teneke deyince tarumar ettikleri kümesi anımsadıkları kesin.
Oysa altın yumurtlayan tavuktan nasiplenemeyen milyonlarca kişi, sekiz yıldır tarumar edilen o kümeste yaşıyor hâlâ, itiraz edenler de kodese tıkıldılar. Son yedi yılda 116 maden işçisi öldü, özelleştirildiklerinden beri kümesten beter, tenekeden çürük madenlerde. Sadece 2008’den bu yana, yani iki yıl içinde, özelleştirildiklerinden beri kümes kadar emniyetli olmayan tersanelerde, 131 tersane işçisi hayatını kaybetti!
Sayın Başbakan, “Sanki ilk defa maden kazası oluyor,” diye küçümsemekte haklı.
Altın göz kamaştırır. Teneke kamaştırmaz.
Mine G.Kırıkkanat - Vatan
 |
| Yorum Yapmak İster Misiniz? |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
| İmza Kampanyası (Katılan Son 15 Kişi) |
|
 |
|
HUKUK DEVLETİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İÇİN İMZA KAMPANYASI
1 - Turgay Turan 2 - Murat Zeybek 3 - Berrn Kadaş 4 - Turan Akyüz 5 - M Ali Kavuk 6 - Hacer Ucer İzmir 7 - Ali Kaya 8 - Zehra Alpay 9 - Burcu Kökyem 10 - Gülten Usalan 11 - Ercan Arslan 12 - Vedat Mertoğlu 13 - Erhan Erman 14 - Mine M. Aray 15 - Seda Serbes
Sizde Bu Kampayaya Katılmak İçin Tıklayın |
|
 |
|
 |
|
|