“Tuncay Özkan’a karþý Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan ile eski Milli Eðitim Bakaný Hüseyin Çelik’in 22 Mart 2008’de Denizli’de yaptýðý konuþma nedeniyle birlikte açtýðý dava sonuçlandý. Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi Hüseyin Çelik’e yönelik ‘uþak, yobaz, köpek’ gibi ifadeler kullanan Tuncay Özkan’ý, ‘topluluk içinde aleni hakaret etmesi’ nedeniyle 1 yýl 2 ay hapis cezasýna çarptýrdý. Cezayý erteleyen mahkeme, Özkan’ýn 1 yýl 6 ay (yani toplam 18 ay) süreyle denetime tabi tutulmasýna; bu kapsamda devlet memurluðu yapamamasýna, milletvekili seçilememesine ve oy kullanamamasýna hükmetti.”
Yukarýda size aktardýðým haberi 08.07.2009 günlü gazetelerde okudum. Samanyolu TV’nin ETÖ sunuþ jargonuyla söyleyim efendim; kaným dondu. Tüylerim diken diken oldu. Ürperdim. Þoke oldum. Ve kafam karýþtý. Mahkememizin kararýnýn esas bakýmýndan eleþtirisini yapmayacaðým. Daha Yargýtay aþamasý var. Dava devam ediyor. Ama usulden bir yanlýþ var ki burada deðinmeden edemem.
TCK’nýn “….yoksun býrakýlma” kurallarýný düzenleyen 53. maddesinin 1. fýkrasýnýn a/b/e maddelerine hükmetmiþ mahkeme. Ancak, 53. maddenin bir de 4. maddesi var. Diyor ki:
“Kýsa süreli hapis cezasý ertelenmiþ veya fiil iþlediði sýrada 18 yaþýný doldurmamýþ olan kiþiler hakkýnda birinci fýkra hükümleri uygulanmaz.”
18 yaþýndan büyük olduðuma göre süre ön plana çýkýyor. Süre 1 yýl olsa kýsa süreli hapis cezasý olduðu için 53’ün 4. fýkrasýna göre bu cezayý uygulayamýyor. Ama süre 1 yýl 2 ay olduðu için uygulayabiliyor. Usul açýsýndan bunun tartýþýlmasý elbette avukatlarým tarafýndan Yargýtay’da yapýlacak. Ben, savunmamda;
Yapýlan deþifrede beni dinleyenlerin sözlerinin de benim konuþmama dahil edildiðini belirttim.
Hüseyin Çelik’i yerden yere vurdum. Ama “köpek” demedim. O sözü, “çalýþan kadýn aldatýr” diyen þeytana söyledim.
“Uþak” diye, BOP’çulara dedim. Alýnan alýnsýn da dedim.
Yobaz diye hepsine söyledim.
Denizli’ye selam olsun. Gün gelip devran döndüðünde, yine geleceðim dertleþmeye. Yine dolup dolup taþacak salonlar. Yine evlere gitmeyin diye telefon edecekler, yine bomba ihbarý diye salon boþaltýlacak. Ama BÝZ yine o salonlarý, meydanlarý dolduracaðýz.
Yargýtay, bu kararýn, Yeni Parti Genel Baþkanýna nasýl olup verilebildiðini, bunun ne anlama geldiðini, siyasi sonuçlarýný da deðerlendirecektir.
Denizli kararý Tuncay özkan’a siyaset yapmayý yasaklayanlarýn zil, tef ve eðlenceyle kutlayacaklarý bir karar mý olacak? Yargýtayda bunun sonucunu göreceðiz.
Ama ben mesajýmý aldým. Baþbakan olana, iktidara gelene kadar devam.
Vatan, namus, ahde vefa aþkýný savunmaya devam. Memleketin her yerinde Atatürkçü düþüncenin güneþini doðdurana kadar devam. Karanlýðýn üzerine bir güneþ gibi doðmaya devam.
Denizli kararý, bir siyasi parti Genel Baþkanýna, ‘Genel Baþkan olarak oturduðu koltuktan in ve bir daha oturma’ diyen bir karardýr.
Yeni Parti’yi býrak, sana siyaset yasak kararýdýr. Bu kararýn sonuçlarýndan Yargýtay’a sýðýnýrým.
Bu nasýl bir karardýr?
Þimdi ben Yeni Parti Genel Baþkanlýðýný býrakacaðým.
Milletvekili adayý olamayacaðým.
Oy veremeyeceðim.
Bu da ceza ertelemesi olacak.
Yaþasýn Hukuk!
Tuz kokarsa yargýya, yargýyý yine yargýya þikayet edeceðiz.
Çalýþmaya devam.
Bunca çabaladýklarýna göre, BÝZ’im projelerden ele geçirip kendi projesi gibi açýklayýp, yasalar çýkartmaya çalýþtýklarýna göre, doðru yoldayýz.
Ýlk hedefimiz iktidardýr.
Ýleri Türkiye!
Bu yoldan dönen kalleþ olsun. Ýsterlerse assýnlar.
Tuncay Özkan
Yeni Parti Genel Baþkaný