Bugün 7 Mayıs 2009… Bugün, parçası olmaktan onur duyduğum, adını Büyük Devrimci Mustafa Kemal‷in koyduğu gazetem Cumhuriyet’in 85‷inci doğum günü… Bugünü içerideki ve dışarıdaki tüm yurtseverlerle, bu ülkenin aydınlık ve çağdaş insanlarıyla paylaşmanın, kutlamanın sevinç ve kıvancını yaşıyorum. Ama bugün sevincime bir de derinden “iç sızısı” eşlik ediyor… Bugünü, bugünleri asla “unutmamaya” yeminliyim… Ve bugün, köşemi bir yurtseverden gelen mektuba bırakıyorum… Sağ üst köşesindeki damgada şöyle yazıyor:
- Silivri 4 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Mektup Okuma Komisyonu GÖRÜLMÜŞTÜR.
Çok sevgili kardeşim Ümit, can dostum,
Haftalardır mektuplarını alıyorum! Her Perşembe gazetemizi elime aldığımda ilk taramadan hemen sonra “Perşembe mektubunu† okuyorum. Senin yazına ben bu adı taktım… Çok teşekkür ediyorum. Şimdi “bırak teşekkürü” diye çıkıştığını duyar gibiyim. Ama ben yine de teşekkürü bırakmayacağım. Çünkü haftalardır üst üste köşenin kâh bir bölümünü, kâh tümünü bana ayırman tarifsiz bir dayanışma. Oradan nasıl görünüyor bilemem ama, buradan böyle görünüyor.
Ümitçiğim, basınla ilgili bir sorun olduğunda seninle hemen Atatürk‷ün sözünü anımsatırdık:
- Basın özgürlüğünden kaynaklanan sorunların çözümü, basın özgürlüğüdür.
Şimdi aynı şeyi hukuk için düşünmek zorundayız:
-Hukukun dışına çıkan yargı uygulamalarından kaynaklanan sorunların çözümü hukuktadır.
Sözü şuraya getirmek istiyorum: Karşı karşıya kaldığım tabloda gazeteci olduğumu, bu mesleği en iyi şekilde yapmaktan başka amacım olmadığını hukukçulara ve meslektaşlarıma anlatmak durumundayım. Çünkü iddianamenin ruhunda bu var. Beni düşündüren önemli durumlardan biri şu: Bir gazetecinin, sadece kendisinde kalacağını, gerekirse yararlanabileceğini düşünerek tuttuğu mesleki notlar montajlanıyor, belli bir amaç doğrultusunda bir araya getiriliyor. Bunlar suç olarak iddianameye konuyor. Meslektaşlarımızın çok çok büyük bölümünün kılı kıpırdamıyor. Bu durumun kendi başlarına geldiğini bir düşünsünler!..
Bence bir gazetecinin bu tür notları, bir doktorun hastalarıyla ilgili bilgi arşivi gibidir. Nasıl bir doktor, hastalarıyla ilgili özel bilgileri açıklamazsa, açıklamaya zorlanamazsa, gazetecinin de mesleki notları öyledir. Gel gör ki; bende açıklandığı gibi her türlü yoruma açık halde “oluşturuldu!†
Ümitçiğim, bir teşekkür edeyim derken konuyu nerelere getirdim. Önümüzde zorlu bir süreç var. Bu süreçte iki önemli güç görüyorum:
1- Hukuk... 2- Dayanışma...
Sen her ikisinin de önemini ve değerini çok iyi biliyorsun ve hakkını veriyorsun. Ben de sana zaman zaman yazacağım. Sen zaten yazıyorsun…
Tüm okurlara, tüm dinleyenlere, tüm izleyenlere, tüm soranlara kucak dolusu selamlar ve sevgiler…
Ve sana bitmeyen enerji, direnç ve istenç diliyorum…
Mustafa Balbay, Silivri.”