Örgütlü cehalet ile örgütsüz akıl arasındaki fark cehaletin cüretiyle, aklı mahpus etmesidir. Akıl eğer cehaleti ve onun karanlığını yenecekse mutlaka örgütlenmelidir.
Yeni Parti, cehaletin son ermesi, cahiliye döneminin bitmesi ve karanlığın yok edilmesi için toplumun her kesiminde örgütlenmesini tamamlamak zorundadır.
Dün yaptıklarımız bugün yenilenmek ya da dün yapmadıklarımızı bugün yapmak durumundayız. Projelerimizi, sözlerimizi, insanlarımızı çalan ve utanmadan kendisininmiş gibi uygulamaya koyan bir cahil cüreti ile karşı karşıyayız.
Bu zulmü sonlandırmak, Türkiye’yi bu cehaletin elinden almak için varımızla yoğumuzla örgütlenmeli, Türkiye’yi Yeni Parti’nin teşkilatları ile donatmalıyız.
Yeni Parti, siyasete karışmış ama olmuyor diyerek çekilmiş, yer bulamamış, kendini ifade edememiş, siyasetin koşullarından kaçmış olan insanlarımızı, ya da, siyasetten “bana ne” diyerek geri duran insanlarımızı herkesi yeni bir Türkiye yaratmak, için göreve çağırıyor.
Herkesi Çağırıyorum. Haydi göreve diyorum. Evet “Haydi Göreve”…
Duruşma salonunda emekçi dostlarım Evrim ve Utku, bitiririz örgütleniriz merak etme diyorlar.
Adana’da; Aksaray’da, Aydın’da, Düzce’de, Edirne’de, Gaziantep’de, İzmir’de, Kırşehir’de, Manisa’da, Rize’de, Siirt’de, Şırnak’da, Van’da, Malatya’da, Tunceli’de ve diğer illerimizde, 81 ildeki bütün dostlarımıza, gönlünü bizim için açan canlarımıza sesleniyorum.
Haydi. Çoğu gitti azı kaldı. Dayanın dişinizle, tırnağınızla.
Haydi dostlarım. Haydi, canlarım: Çoğu gitti azı kaldı. Haydi. Canını ortaya koyup, il il gezen dostlarım. Minnettarım. Mehmet Bey, Neşe, Oya haydi, biraz daha. Ama bunun başka bir yolu yok. Bu zor ve çileli bir aşk hikâyesi. Ve zindanda beni canlandıran, beni zulme de zalime de dimdik tutan aşkımızın kendisidir. Her dakikam size olan aşkımı size düşüncelerim de anlatmakla geçiyor.
Her dakika bağırıyorum içimdeki umut ve mutlulukla: “Vatan, Namus, Ahde Vefa” …
Geçen hafta Melek Hanım’a anlattım düşüncelerim de, Türkiye’yi nasıl bir uçtan bir uca inşa edeceğimizi. Gel dedim gel, öyle mahzun koyma Bekir Beyi de beni de. Çek çizmelerini, giy eldivenlerini Yeni bir Türkiye yaratacağız seninle.
Sonra Ersun’a döktüm içimi. Mehmet Beyle öyle yorgunlardı ki yollarda. Terlerini sildim buradan uzatıp elimi. Canım, canınıza yoldaş, sonuna kadar, unutmayın sakın ha… Ezgi meydanlara çıkmıştı, salonlardan. Nasılda kükrüyordu, ne güzel anlatıyordu gelecek güzel günleri.
Nur, ışığıyla aydınlattı bizi. Zuhal Hanım geliyormuş. Hangi birinize sesleneyim. Hepinize söylüyorum.
Can dostlarım: adları buraya sığmayacak yol arkadaşlarım,
Varlığım varlığınıza armağan
Canım feda size
Aşk ile bağlıyım hepinize.
Çanakkale’den, Antalya’ya, Iğdır’dan, Edirne’ye…
Gönlümde açan çiçeklersiniz.
Atatürkçü düşüncenin güneşlerisiniz. Her biriniz bulunduğunuz yerde karanlığın üzerine Yeni Parti’nin güneşiyle doğacaksınız. Aydınlığınız, cehaletin karanlığını yenecek. Türkiye’yi çöle çeviren cehaletin sonu gelecek. Bölünmeye götürdükleri Türkiye, Türk ulusu onlara, cahiliye çığırtkanlarına, Yeni Parti mührüyle yanıt verecek. O günlere az kaldı. Hep beraber, seçime hazırlanmalıyız. Hep beraber, Yeni Parti’ye üye yapalım herkesi, herkese aynı gözle bakarak. Ama en başta koyduğumuz ilkeyi uygulayarak. Bizimle birlikte olamayacaklar:
1- Hainler
2- Hırsızlar
Gerisini başımızın üstünde yeri var.
Yepyeni insanlarla.
Siyaseti, Türkiye’yi yeniden kurmak, Atatürk devrimlerini yeniden devam ettirmek için hep beraber; el ele, omuz omuza yarınımızı kuracağız. Bu hafta sevgili Ruşen ile göz göze gelip, zamanı geliyor diyeceğiz. Zamanı geliyor. Mustafa Bey ile güleceğiz.
Yapacak çok işimiz var. Haydi Türkiye.
Cehaleti sonlandırmaya.
Karanlığı bitirmeye.
Yeni Parti’ye
Tuncay Özkan
Yeni Parti Genel Başkanı
Yazı Dizisi-1
YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR, HAYDİ TÜRKİYE!...
Yazı Dizisi-2
İNSANLIK ONURU
Yazı Dizisi-3
NE İÇİN İKTİDAR?
Yazı Dizisi-4
TOPLUMSAL SORUMLULUK